Rumuz : Şifre :
Şifremi Unuttum!      

Nick :
Şifre :
E-Mail :
Cinsiyet :
Üyelik Türü :
Şehir :
Üyelik Süresi :
Onay Kodu : 25b1
  • Üye Arama
    • Üyeler
    • İtiraflar
    • Fıkralar
    • Hikayeler
    Başlık :    
    Gözlem yeteneği
    Gece, geçirdiği trafik kazası sebebiyle acile getirilen hastanın yakınları odaya doluşmuşlar. Kontrole gelen doktor hemşirelere dönerek "Hastayı gözleme alın" deyip odadan çıkıyor. Peşinden bütün hasta yakınları da odayı boşaltıyor. Hastayla ilgilenmeye başlıyoruz. Aradan on beş dakika geçiyor, odanın kapısı aralanıyor. Hasta yakınlarından biri elinde sıcacık bir gözlemeyle odaya girip usulca hemşireye yaklaşıyor: "Doktor bey gözleme alın dediydi, bunu nereye bırakayım? Siz mi yedirirsiniz anası mı gelip yedirsin?"

    Ekleyen Üye:    ironman
    Eklenme Tarihi :    18-05-2009

    Başlık :    
    Gaz kokusu
    Büyük marketlerden birinde kasada kuyruktayız. Birden etrafa kötü bir koku yayılıyor, herkes yüzünü ekşitiyor "Kokunun kaynağı ben değilim." gibilerinden. Kuyrukta babasıyla bekleyen 8 yaşlarındaki bir veletin "Baba bu kokunun aynısıdan bizim banyoda da vardı." demesiyle, ortada kırmızı suratlı bir baba ve olayın faili bulunduğu için rahatlayıp tebbessüm eden bizler.

    Ekleyen Üye:    ironman
    Eklenme Tarihi :    18-05-2009

    Başlık :    
    ÖRDEKLERE BASMAK YOK
    Cennette 3 Kadın.... Üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip cennete giderler.Cennetin kapısında onları karşılayan melek : 'Sizin burada uymanız gereken tek kural var.. O da ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın' der. Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler. Gerçekten de etrafta ördek doludur. Üstlerine basmamak adeta imkansızdır. Dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar. Hemen melek belirir.Yanında son derece çirkin bir adam vardır. Kadını kolundan adama kelepçeler ve 'Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yaşayacaksın' der.. İkinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve melek anında yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler. Üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar. Diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma acayip dikkat etmeye başlar. Aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz. Derken bir gün melek belirir. Bu kez yanında boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır. Melek hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden çeker gider. Kadın artık mutluluktan uçmaktadır. O güne kadar gördüğü en yakışıklı Adamla kelepçelenmiştir. Adama döner ve 'Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi güzel bir adamla birlikte olmayı hak ettim' der. Adam suratı asık bir şekilde cevap verir: 'Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım'

    Ekleyen Üye:    cng
    Eklenme Tarihi :    30-04-2009

    Başlık :    
    öküz
    Bİ ADAMIN SALAK MI SALAK Bİ OĞLU VARMIŞ. BABASI TORPİLLERİ DEVREYE SOKARAK İLKOKUL ORTAOKUL LİSE VE ÜNİVERSİTEDEN MEZUN OLMASINI SAĞLAMIŞ. EN SONUNDA OĞLUNA TEKNOLOJİNİN SON HARİKASI BİR SOSİS FABRİKASI AÇMIŞ. OĞLUNUN KOLUNDAN TUTMUŞ VE FABRİKAYA GÖTÜRMÜŞ. FABRİKAYI GEZERKEN OĞLUNA MAKİNELERİ TANITIYOMUŞ. BAK OĞLUM DEMİŞ. BU GÖRDÜĞÜN MAKİNE TEKNOLOJİNİN EN SON ÜRÜNÜ. BUNA Bİ TARAFTAN ÖKÜZÜ SOKUYOSUN DİĞER TARAFTAN SOSİS OLARAK ÇIKARTIYO DEMİŞ. TABİ OĞLU TAM BİR SALAK YA. BABA DEMİŞ. BİZ BUNA SOSİSİ SOKSAK ÖTE TARAFTAN ÖKÜZ OLARAK ÇIKARMAZ MI DEMİŞ. SON DERECE SİNİRLENEN BABASI: YOK OĞLUM. O TEKNOLOJİ Bİ TEK ANANDA VAR. SOSİSİ SOKTUM VE SENİN GİBİ BİR ÖKÜZ ÇIKARDI DEMİŞ.

    Ekleyen Üye:    ashkdevrimi
    Eklenme Tarihi :    16-04-2009

    Başlık :    
    Doğallık saflık ve çıkarsız sevgi.....
    Çok sevdiğim bir dostum bana bidefasında senin için güzellik nedir? diye sormuştu bende hiç düşünmeden doğallı ve saflık demiştim evet hayatta en değerli şey doğallık ve saflık bence hayatta en güzel şey mesela ıssız bir dağ başında bir yaban geyiğiyle karşılaşmak veya okyanusun en tenha yerinde kendi ruhunu hissetmek yada büyük bir şelalenin çoşkun sularında kaybolmak veya bilinçsiz bir tombul bebeyi kucaklamak..evet insan safsa her canlı gibi kutsaldır biliçleştikçe ,akıllandıkça,büyüdükçe; tehlikeli, çekilmez, bazen sevimsiz bir varlığa dönüşebiliyor..yoksa bu kadar haksızlık, şavaşlar, yıkımlar, acılar, kimden kaynaklanıyor..tabiki o büyüyen ,blinçleşen, egoistleşen, despotlaşan, acımasızlaşan, insandan.... ama yinede sevilecek insan yokmu derseniz var elbet ama nerede o çıkarsız doğal ve saf sevgiler...yoksa buradamı aramak lazım......sevgiyle....

    Ekleyen Üye:    realsgocmen
    Eklenme Tarihi :    27-04-2009

    Başlık :    
    gerçek yüz
    bir zamanlar yaşlı bir adam eh ç ekmeyi göz yaşı dökmeyi adet edinmiş. bir dostu ona bunun sebebini sordu. o da a nlattı: ben bir köle tüccarıyım. istanbul'da,300 liraya bir cariye satın almıştı m. yüzü aydan aydın,dudağı şekerden tatlı bir dilberdi.iş ve naz mesleğinde onu yetiştirdim.çok emek çektim. çok gayret sarf ettim.pazara götürdüğümde pazar kız ıştı,müşteri çoğaldı,fiyat yükseldi.satmadım,bekledim.ikindi bereketi,silahlar k uşanmış karayağız bir delikanlı atının üstünde çıka geldi.benim kölemi görünce a tından indi,yanına yaklaştı, gülümsedi ve adın ne? dedi. kölemin de ona gülümsed iğini gördüm. deli kanlı bana döndü ve fiyatini sordu. kendisi tam ayar altın be bektir ve tam ayar bin altın eder dedim. hiç bir şey söylemedi. oralarda biraz g ezinip oyalandı.sonra kölenin avucuna gizlice bir şey verip gitti. akşam olunca bunu yüz altın olduğunu gördüm.şaşırmıştım.ertesi gün kölemin değeri daha da art tı. ben satmayı geciktiriyordum. o gün ikindi vakti o deli kanlı yine geldi. yin e kızın avucuna bir şey bıraktı. baktım, yüz altın daha. böyle dört gün devam et ti. beşinci gün delikanlıyı takip ettim. kaldığı yeri öğrendim. sordum, soruştur dum. en son atını satmış. altıncı gün köle pazarına yine geldi. lakin köleyi yal nızca uzaktan seyretti. o gece kızın elinden tutup delikanlının evine götürdüm. benim bu gece acil bir işim çıktı. bu köleyi sana emanet bıraksam yarına kadar k ollayıp gözetir misin? dedim. önce kabul etmek istemedi. sonra razı oldu ben kal dığım hana döndüm. gece aralarında nasıl geçer, beraberlikleri ne şekilde yürür diye düşünerek yatağıma oturdum. gece yarısına doğru kapım şiddetle yumruklanmay a başladı. açtım. kölem ağlıyor ve titriyordu. sana ne oldu, o genç ile aranızda ne geçti? dedim. ağlaması durmuyordu. neden sonra mırıldandı. o genç öldü. bu n asıl oldu peki? sen ayrılınca beni iç odaya aldı. bana yemek getirdi. ben yerken o oturup beni seyretti. elimi yıkamam için leğen getirdi. sonra bir yatak serdi . üzerime misk ve gülsuyu serpti. bana gözlerimi yummamı söyledi. yumdum. parmağ ını yanağıma koydu. süphanallah! bu ne güzel sevgili. ne etkileyici bir güzellik ! diyor, bunu tekrarlayıp duruyordu. sonra birden, alla'ım hata ettim, haddi aşt ım, affet beni!' dedi ve sonra alla'a aitiz ve ona döneceğiz! ayetini okuyarak h aykırdı, düştü.gözümü açıp vücudunu sarstım. canını allah'a teslim etmişti. köle m bunları anlattıktan sonra sabaha kadar ağladı ve gün doğarken o gencin adını s ayıklayarak ruhunu teslim etti. işte benim büttün bu ağlamalarım günahtan kacına rak sevgilerine leke getirmeyen o iki aşıkın anısınadır. o iki temiz ve zarif ge nç gibisini belki birgün bir yerde buluveririm diye dunyada dolanıp durmadayım. yaşadıkça bu arayışımı sürdürecek ve böyle öleceğim........ işte muthiş bir hika ye... varmı buzamanda bukadar temiz insanlar diye belkide yıllarca düşünebiliriz..........

    Ekleyen Üye:    gungorbey21
    Eklenme Tarihi :    05-04-2009

    .:: HepsiBekar.Com Duyurular ::.
    Popüler Yazılar
    gerçek yüz
       bir zamanlar yaşlı bir adam eh ç ekmeyi göz yaşı dökmeyi adet edinmiş. bir dostu ona bunun sebebini sordu. o da a nlattı: ben bir köle tüccarıyım. istanbul'da,300 liraya bir cariye satın almıştı m. yüzü aydan aydın,dudağı şekerden tatlı bir dilberdi.iş ve naz mesleğinde onu yetiştirdim.çok emek çektim. çok gayret sarf ettim.pazara götürdüğümde pazar kız ıştı,müşteri çoğaldı,fiyat yükseldi.satmadım,bekledim.ikindi bereketi,silahlar k uşanmış karayağız bir delikanlı atının üstünde çıka geldi.benim kölemi görünce a tı
    >>Tüm Hikayeler

    öküz
       Bİ ADAMIN SALAK MI SALAK Bİ OĞLU VARMIŞ. BABASI TORPİLLERİ DEVREYE SOKARAK İLKOKUL ORTAOKUL LİSE VE ÜNİVERSİTEDEN MEZUN OLMASINI SAĞLAMIŞ. EN SONUNDA OĞLUNA TEKNOLOJİNİN SON HARİKASI BİR SOSİS FABRİKASI AÇMIŞ. OĞLUNUN KOLUNDAN TUTMUŞ VE FABRİKAYA GÖTÜRMÜŞ. FABRİKAYI GEZERKEN OĞLUNA MAKİNELERİ TANITIYOMUŞ. BAK OĞLUM DEMİŞ. BU GÖRDÜĞÜN MAKİNE TEKNOLOJİNİN EN SON ÜRÜNÜ. BUNA Bİ TARAFTAN ÖKÜZÜ SOKUYOSUN DİĞER TARAFTAN SOSİS OLARAK ÇIKARTIYO DEMİŞ. TABİ OĞLU TAM BİR SALAK YA. BABA DEMİŞ. BİZ BUNA SOSİSİ SOKSAK ÖTE TARAFTAN
    >>Tüm Fıkralar

    Çocuğum Olmazsa
       Bir videoda, aralarına mısır taneleri koyulmuş telefonların aynı anda çaldırılmasıyla mısır tanelerinin patlamış mısır halini aldığını gördüğümden beri, pantolonumun sağ-sol ceplerinde taşıdığım telefonların aynı anda çalması endişesini taşıyorum. Allah korusun bir yerlerim(!) patlar matlar.
    >>Tüm İtiraflar
    Online Ziyaretçiler : 12
    Online Üyeler : 226
    HepsiBekar.Com © Tüm Hakları Saklıdır.
    ( 0312 ) 387 40 60 || 10:00 - 18:00 Arası
    iletisim@hepsibekar.com
    hepsibekar@hotmail.com